8 Ocak 2014 Çarşamba

ARA TRANSFERİN YILDIZLARI -1- : LACİNA TRAORE




 
23 yaşında ki Fil Dişi sahilli oyuncu geçen sene 18 milyon avro karşılığında A.Mahaçkale takımına Kuban takımından transfer olmuştu. Ondan öncesi ise yine 1 sene evvelinde Romanya'nın Cluj takımından 6 milyon avro karşılığında Kuban'a geçmişti. Henüz 23 yaşında ki bir oyuncu için şimdiden 24 milyonluk bir transfer bedeli ödenmişti ki bu sene başında Anzhi takımının yatırıma devam etmeyeceğini açıklaması ile pek çok futbolcu ayrılmıştı. Etoo, Wilian, Fernandinho bunlardan bazıları. Ancak benim beklediğim transfer haberi geçen hafta geldi. Anzhi'nin bir Avrupa ligi maçında izlediğim ve çok beğendiğim. 2,03 boyunda ki bu oyuncu Monaco kulübüyle 10 milyon avro karşılığında transfer oldu.

Niye bizim takımlar transfer etmedi diye yaygara yapmayacağım. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın forvet aramadığı dönemde Beşiktaş ve diğer kulüplerin de bu miktarlara bir oyuncu almaları imkansız değil ancak zor. Sene başında Falcao transferi yapmasına karşın hoca olarak Ranieri ile çalışarak kendisini sınırlayan Monaco Fransa liginde PSG'nin çok gerisinde kaldı. Traore transferi zaman zaman çıkan Falcao ayrılmak istiyor dedikodularına daha bir anlam katacaktır.
Traore'den tam bahsedemedim. 2,03 boyunda ancak hava toplarından çok ayağına hakim. Teknik ve sert şutlar atabiliyor. Ayrıca solaktır. Milli olma sayısının az olmasını yaşına bağlıyorum.

SEMİH ŞENTÜRK MEDİCAL PARK ANTALYA'DA



Semih ŞENTÜRK 1999 yılında kapısından girdiği Fenerbahçe kulübünden 2014 Ocak itibariyle ayrılmış bulunuyor. Bence bu tercihi çok daha önce yapması gerekiyordu. Takımın içini, Semih'in psikolojisini bilemem ama Semih çok tembel bir insan onu biliyorum. Forma giymek için kavga etmesi formayı alamıyorsa çekip gitmesi gerekirken o mevkisine yapılan onlarca işe yaramaz transfere rağmen yedek kalmayı sorun etmedi. Zico döneminde 17 golle gol kralı olmuşluğu var. Ancak bir sonra ki sezon ilk 11'de oynamasına karşın hiç bir etkinlik gösterememişliği de var. Kezman ile değişmeli oynadığı sezonda Şampiyonlar ligi çeyrek finali görmüşlüğü de var, Aragones döneminde lig 7.ciliği yaşamışlığı da var.

Antalyaspor'un onun için doğru bir tercih olduğunu sanmıyorum. Çünkü kendisini isteyen Bursa gibi Eskişehir gibi takımlarda mevkisinde rekabet olmayacağı için oynama şansı daha yüksekti ancak o yine kolay yolu seçti. Antalya başkanı olan çok konuşan pis sırıtan tipten duyduğumuz kadarıyla önce maç başı olan tekliflerini garanti ücrete çevirmişlerdi. Yani Semih oynasa da yedekte beklese parasını kazanmaya devam edecek. Yanlış anlamayın derdim onu eleştirmek değil. Ancak bu kadar tembel adam zor bulunur. Onun bu huyunu bilip de hala garanti para teklif eden başkanlara da şaşırmamak mümkün değil. Ayrıca Antalya'nın başında ki Samet Hocanın da çok iyi bir çalıştırıcı olmadığını söylemeye gerek yok sanırım. Ama ne fark eder sonuçta Semih alacağı paraya bakar.

Benim için Semih demek Sevilla maçında ki son dakika golü demektir. Onun resmi bu:

Ancak tüm Türkiye için sanırım Semih demek Hırvatistan demektir. 120+2 demektir :)

3 Ocak 2014 Cuma

İLK YARININ KARMASI



ONUR


CİCİNHO   AKAMİNKO   EGEMEN  CANER


M.TOPAL  SCARİONE

AATİF                                                 OLCAN


BURAK       NİASSE


Onur Recep KIVRAK ligin açık ara tartışmasız en iyisi. Benim için iyi kalecinin tanımı: yenmeyecek golleri yemeyen yenebilecek golleri genelde yiyen kaleci iyi kalecidir. Ne kurtarıp ne kurtaramayacağı bellidir. Misal Cech ama bazı kaleciler var ki yenmeyecek golleri zaman zaman yer yenebilecek golleri bazen kurtarır misal Volkan istikrarsızdır. Ne alacağınız papatya falıdır. Ama Onur gibi kaleciler vardır ki. Çıkmaz denen topları çıkarır çıkar denilen topları zaten çıkarır. Yani ona gol atmak için iyice yorulursunuz. Bu sezonun ilk yarısında öyle maçlarda öyle toplar çıkardı ki tebrik etmemek zor. Kadıköy'de ki Fenerbahçe maçında inanılmaz kurtarışlarıyla takımına 1 puan kazandırmıştır. Haklı olarak ilk 11'de yeri garantidir.


Cicinho: Zaten Carlos bir soru işaretiydi. Bir de neredeyse kendisiyle yaşıt Cicinho'yu transfer ettirdiğini duyunca iyice ümidi kesmiştim Sivas'tan. Ancak Real Madrid ve Roma formaları giymiş bu yaşlı kurt öyle top oynadı ki. Alkışlamamak ayıp olur. Oynadığı mevkii itibariyle takım lideri olmaya en uzak noktada ancak o zoru başardı ve sağ bek olarak bütün takımın lideri oldu. Hatta yeteneklerinden şüphe edilmeyen ancak verimsiz olan Burhan'a bile ilk yarıda 6 gol attıracak kadar destekledi.


Egemen KORKMAZ: lig liderinin en istikrarlı ismi. İlk yarıda sadece 1 maç kaçırdı. Yanında Alves ve Bekir'in değişmesine karşın o hep formasını korudu. Bursa deplasmanında 90+3'te attığı golle takımını galibiyete taşıdı. Milli takıma neden seçilmez bilmiyorum ancak Egemen Türkiye'de oynayan en istikrarlı stoperdir.


Akaminko: Ligin 15 golle en az gol yiyen takımı Eskişehir'de Diego ile birlikte müthiş bir uyum yakaladı. Orduspor'da oynarken sağ bek oynuyordu. Eskişehir'de bildiğin stoper oldu. Ve harika maçlar çıkardı. Güçlü fiziğiyle rakip forvetlere zor anlar yaşattı. Yanında oynayan Diego sık sık ileriye çıkıp gol arayabiliyorsa bunu arkasında ki Akaminko'ya olan güvenini borçlu.


Caner: Aykut hoca döneminde yokluktan sol bek oynadığı maçlar olmuştu ancak verimsizdi. Özellikle Kadıköy'de ki bir Bursa maçında bu adamdan sol bek olmaz demişliğim bile vardır. Ancak Aykut hocadan sonra Ersun hoca onu sol bek haricinde hiçbir mevkii de kullanmadı. Üstelik o bölge için Kadlec transfer edilmesine rağmen. Ancak Caner alıştığımız bir sol bek olmadı. Sürekli ileriye çıktı gol aradı asist yaptı. 7 asist ile Cicinho'dan sonra ilk yarının en iyisi üstelik Cicinho'dan farklı olarak gol hanesinde 2 gol yazıyor. Kasımpaşa deplasmanında attığı güzel frikik golü ve ilk yarının son haftasında Kayseri ağlarına gönderdiği güdümlü füze. Tamam Caner antipatik bir oyuncudur. Hırçınlığı dengesizlik seviyesindedir ve ilk yarıda en az iki kere atılması gerekirken es geçilmiştir ancak Caner bu formunu sürdürür ve defolarını azaltabilirse Avrupa çapında bir oyuncu olur.


M.TOPAL: zaman zaman sakatlık yaşadığı ilk yarıda 5 hafta formasından uzak kaldı ancak sahada olduğu her maçta farkını ortaya koydu. Sürekli hücumu düşünen takımda geriyi toparlayacak bir oyuncu olmalıydı. Özellikle 2 bekin ileri çıktığı pozisyonlar da stoperlerin arasına geçen Topal zaman zaman etkili şutlar da attı. 1 golle takıma katkı sağlayan Topal gelecekte takımın kaptanı olmasını isteyeceğim bir isim.


Oscar Scarione: Sene başında St Gallen 2,3 milyon Avroya transfer edildiğinde belki çoğu kimse adını dahi duymamıştı. Ancak 28 yaşında ki bu Arjantinli Kasımpaşa'nın ilk yarıyı 3.sırada bitirmesinde attığı 9 gol ve yaptığı 5 asist ile en büyük paya sahip oldu. Devrenin sonlarına doğru biraz düşüş göstermesiyle takımı da puan kayıpları yaşadı. İnce tekniği ve gole yakın oyunu onu diğer orta sahalardan bir adım öne çıkardı.


Aatif : ilk yarının diğer bir yıldızı da Aatif ikinci senesini yaşadığı ligde Sivasspor ile bu sene kendini aştı. Roberto Carlos ile birlikte ileri uçta kaleye en yakın yerde oynamaya başlayan Aatif dolaşan santrafor tipiyle takımına ilk yarıda 10 gol ve 2 asistlik bir katkı sağladı. 27 yaşında ki bu Faslı oyuncu ilk yarının kesinlikle yıldızlarındandı.


Olcan ADIN: Konumuz Türkiye ligi ancak Avrupa'yı da konu edecek olursak Olcan henüz ilk yarıda 30 resmi maç oynamış durumda. Fenerbahçe'li futbolcuların neredeyse yarısı kadar maç oynadığı bir ilk yarıda bütün lig karşılaşmalarında forma giymekle kalmayan Olcan aynı zamanda takımının taşıyıcı futbolcusu oldu. 17 maçta 5 gol ve 5 asist yapan Olcan rakamlara yansıyanlardan çok daha fazla anlam ifade ediyor.


Burak YILMAZ: Bilen bilir Burak'ı pek beğenmem. Yapabilecekleri ve yaptıkları arasında öyle uçurum var ki insan kızıyor istemeden. Ancak istatistiklerine bakınca söyleyecek söz bulamıyorsun ilk yarıda 17 lig maçında da forma giyen Burak 10 ve 2 asist ile gol sayısında yine zirvede yer aldı. Son iki sezonun gol kralı bu sezon da ilk sıralarda yer alacaktır. Ancak benim hakkında ki fikirlerim değişmeyecek ama bu ilk yarı 11'ine haklı olarak girmesine engel değil.


O.NİASSE: Kısıtlı bütçesiyle ligde tutunmaya çalışan Akhisar uzun süre Gekas ile devam etmeye çalışmış ancak Gekas'ın fahiş fiyatı karşısında Omar ile anlaşmıştı. 23 yaşında ki bu Senegal'li oyuncu patlayıcı sürati ve etkili koşularıyla takımı üst sıralarda tutmayı başardı. 17 maçta 8 gol ve 5 asist ile oynadı. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında attığı gollerle sağlam savunma oyunculara karşı da etkili olabileceğini gösterdi.


İlk Yarının Antrenörü:

R.CARLOS: İlk teknik adamlık deneyimini Sivasspor'da yaşayan Carlos, ligi averajla Beşiktaş'ın hemen arkasında 5.sırada bitirdi. Zaman zaman deplasmanlar da kötü sonuçlar alsa da transfer ettirdiği oyuncular ve ortaya koyduğu pozitif futbolla ilk sınavından başarıyla geçti.
Not: istatistiki bilgiler Transfermarkt adresinden alınmıştır.

2 Ocak 2014 Perşembe

SON 16 BAŞLIYOR...



Bu akşam oynanacak maçlarla Avrupa liginde son 16 maçları başlıyor. İlk turda elde edilen puanlar bu tura yansımadığından kimin kaçıncı sıradan kaç galibiyetle geldiğinin pek bir önemi yok. A,B,C VE D harfleri ilk tur gruplarında kullanıldığı için son 16'da iki grubun isimleri E ve F grubu olarak adlandırılmış. İki grubu kıyaslarsak E grubu biraz daha zorlu bir grup olacak gibi duruyor. Gruplar şöyle;

Son şampiyon Olympicos grubun favorisi konumunda, her sene biraz daha sallanıyor görüntüsü veriyor ancak yine de kazanmayı başarıyorlar. Avrupa'nın bence tartışmasız en iyi oyuncusuna sahipler. Spanoulis ligde açık ara en iyi oyuncu. İki sene de pek çok oyuncu ve koç değişikliğine rağmen yine de şampiyon olabildilerse bunu bu oyuncuya borçlular. Yine grubu lider bitirmeye en yakın takım onlar. Hackett ile kadrosunu güçlendiren Milano sürpriz yapmaya çalışacaktır. Laboral'i bu sene hiç izlemedim. Ancak Nocioni ve Huertas önemli isimler. Fenerbahçe koçu ve kadro kalitesi ile grubun iddialı isimlerinden, Barça geçen sene ki keskinliğinden uzak özellikle Navorro'nun yaşlanması onları yavaşlatabilir. Ama sonuçta Barça bu belli olmaz final four yapabilir. Malaga'da soru işareti olan bir takım gruplarda Galatasaray ile iki karşılaştılar iki takımda evinde kazandı. Grupta ilk 4 için şansı olmayacaktır. Panathinaikos ise kadro kalitesi giderek düşen bir diğer takım. Ellerinde ki ikinci sınıf yabancılarla bir şeyler kazanmaya çalışacaklar ancak zayıf bir grup olan D grubundan dahi 4. Olarak çıkan takımdan fazlasını beklemek doğru olmaz. Sadece Olympiacos ile oynayacakları maçların gerilimi ile bir çelme takabilirlerse Fenerbahçe'nin işine yarar. Son olarak da A.Efes grubun son sırasında yer almamak için mücadele edecekler. Şamar oğlanından hallice bir yapıları var. Eğer Mahmuti ile yola devam etselerdi kesinlikle sonuncu olur derlerdim ancak şimdi ise yeni koçun ne yapacağına bakmak lazım. Ayrıca Semih ile olmaz o iş. Herkes iki senedir. Barac'a verilen yüksek kontrat sebebiyle eleştire dursun bence asıl sıkıntı Semih gibi dengesiz bir pivota yıllık 2 milyon avro gibi saçma sapan bir para vermeleri daha büyük sorun. 
Bu grupta Galatasaray'ın şansı yok değil. Ancak ilk dörde girmeleri biraz sürpriz olur. Real Madrid bu sene henüz mağlubiyet almadı. Ligde ve Avrupa'da dolu dizgin gidiyorlar. Onu ilk sıraya yazarsak geriye kalan 3 bilet için 7 takım yarışacak. Favoriler Maccabi, Cska Moskava ve son EuroCup şampiyonu Kuban. Galatasaray'ın içeride alacağı Moskova veya Maccabi galibiyeti grupta dengeleri değiştirebilir ancak onun içinde  Galatasaray'ın artık sağlıklı bir kadroya kavuşması gerekiyor. Ataman'ın tecrübeli isimlere yönelmesi mantıklı ancak onlar da yaş itibariyle sık sakatlanabiliyorlar.  Temsilcilerimizin fikstürleri şöyle:
FENERBAHÇE ÜLKER
 ANADOLU EFES
 GALATASARAY
 Fenerbahçe çekebileceği en kötü kuralardan birini çekti. ilk maçta Yunanistan deplasmanı ardından Barça ile içerde ve Malaga deplasmanı.
Efes'te ilk hafta talihsizlerden ilk maç dışarda Barça
Galatasaray ise en kritik maçlarından birine ilk hafta çıkacak grupta direkt rakibi Maccabi ile evinde oynayacak...

Bu arada ilk tur maçlarının en skorer ismi Fenerbahçe Ülker'den Bojan Bogdanovic oldu.

Maçaların geneli Ntvspor Smart'tan yani D-Smart'tan yayınlanacak. Haftada bir tane kötü maç seçip Ntvspor'a veriyorlar hepsi bu. Fenerbahçe TV maçlardan hemen sonra eğer galip gelmişsek tekrarını yayınlıyor. Sanki Galatasaray ve Fenerbahçe bu kez ikinci tura çıkacak gibi geliyor ya hayırlısı bakalım. İster misiniz bir birleriyle eşleşsinler.